Menu

Acemi Trekingci Alişan

  • Üst Kategori: YAZILAR
  • Perşembe, 18 Ağustos 2011 14:29 tarihinde yayınlandı.
  • Gösterim: 12438

yuruyusSon zamanlarda Alişan Hayırlı'nın ilginç pozlarını izlemeye başladık. Kimi zaman bir ağaç dalının arasına gizleniyor ve o ağaçla uyum sağlıyor; kimi zaman da bir dağın veya tepenin zirvesine çıkarak güzel pozlar veriyor. Ancak; Batılıların tabiri ile lodoslamasına, bizim tabirimiz ile şaşkın ördek gibi gidiyor. Kıyafetine bakıyorum yanlış, aldığı malzemelere bıkıyorum yanlış, ayakkabısına bakıyorum, ne idüğü belirsiz bir şey. Son mantar yürüyüşünde ise tek kelime ile "Allah yüzüne bakmış". Eğer keklikler imdadına yetişmese idi vay haline.

Bir konuda Alişan Hayırlı'ya hak veriyorum. Güzel pozlar veriyor, doğa ile uyuşumlu kareler yansıtıyor. Hele Malatya'nın o güzel ağaçlarının dalları arasındaki pozları var ya işte o pozlar onun karizmasına karizma katıyor. Velhasıl dağa ile bütünleşiyor. Alişan dediğimiz zaman doğa akla geliyor.

Alişan Hayırlı'nın mantar toplayışına gidişi var ki darısı dostlar başına; o kendisini şöyle anlatıyor.mantar

"Gaipten bir ses beni çağırıyordu. Sarp ve keskin yamaçtan tırmanırken ekiple arayı ne kadar açtığımın farkında bile değildim. Daha yukarılara, daha zirveye, en uç noktaya çıkmak istiyordum.  Zirveler beni mıknatıs gibi çekiyordu. Adını bilmediğim, tarif edemeyeceğim efsunlu güçler beni çağırıyordu. Gaipten bir ses sanki bana sesleniyordu. Yerden ne kadar uzaklaşırsam, görüş açım o kadar genişliyor, zirveye ne kadar yaklaşırsam kendimi o kadar özgür hissediyordum.

Nihayet Hamza Dağı'nın zirvesine vardım."

Ben de zaman zaman yüksek tepelere tırmandım. Gerçekten ne kadar yükseğe çıkarsan kendini o kadar özgür hissedersin. Bu dünya ayaklarımın altındadır.  Alişan da dağın zirvesine bir an önce çıkmak için arkadaşlarından ayrılmış ve zirveye doğru seğirtmiş. İşte burada en büyük yanlışı yapmış. Kardeşim; yol yordam bilmiyorsun, orada hangi yırtıcı hayvanların karşına çıkacağından habersizsin, yağmur yağar ise korunacak yağmurluğun yok, ayakkabın su alıyor, susuz kalsan iki damla içecek suyun yok. Her şeyden önce kaybolur ise cebinde bir düdüğün yok, pusulan yok, gps cihazın yok. İyi ki o dağlarda ve mağaralarda gece kalmamışsın. Yoksa kurtlarla, çakallarla, ayılarla, domuzlarla, akreplerle, yılanlarla nasıl baş edecektin. Ya da terörist diye kör kurşuna hedef olma olasılığın da vardı.  Ne ise geçmiş olsun der Allah'tan uzun ömür dilerim. Alişan anlatımına devam ediyor;

"Kayanın üzerinde ne kadar oturduğumu hatırlayamıyorum. Doktor tabiatın muayenesinde geçen terapi süresini bilemiyordum. Birden kendime geldim. Ağzımın kuruduğumu, biraz acıktığımı hissettim. Hemen yanı başımda bir kar kümesini fark ettim. Üzerini temizledikten sonra bir avuç karla susuzluğumu giderdim, şifalı otların tadına bakıp açlığımı giderdim. Zehirli ve zararlı olabileceği aklıma gelmemişti, fakat olsun, dağların zehri şehrin balından daha tatlıydı bana göre... Öleceksem dağların zehirli otları ve karıyla öleydim. Fakat şimdi bir sorun vardı. Yol arkadaşlarımla bağlantıyı koparmıştım. Kaybetmiştim. Şimdi aşağı inme zamanı gelmişti.

Acaba arkadaşlarım neredeydi? Ne kadar uzaklaşmış ve onlar hangi yöne gitmişlerdi? Onların derdi mantardı. Onlar ne kadar mantar bulur ve şifalı ot yaparlarsa o kadar mutlu olacaklardı. Beni merak edip etmediklerini de bilmiyordum.

Zirveden aşağı doğru inmeye başladım. Bir yandan da "Kazıııııııııııııııııııım! Alpaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay!" diye bağırıyordum. Sesim karşı dağlardan yankılanıp geri geliyordu.

Korktuğum başıma gelmişti. Hiçbiri sesime cevap vermiyordu. Kaybolmuştum işte. Nerede olduğumu bilmiyordum ve yönümü kaybetmiştim. Hava da yavaş yavaş kararıyor, yağmur yüklü kara bulutlar karşı ufuklarda belirmeye başlıyordu. Yağmur gelecekti, belliydi...

Hüngür hürgür ağladım! Dağ ve zirve tutkusu başıma iş açmıştı. Bir yandan arkadaşlarıma sesleniyor, bir yandan da çılgınlar gibi aşağı, dere tarafına doğru iniyordum. Artık mantar da şifalı otlar da umurumda değildi. Burada kaybolursam, yağmurların altında kalırsam, hasta olursam ne yapacaktım? Anneme ben ne diyecektim? Yok, hayır, hiç kimsecikler yok. Etrafta insan suretinde kimseyi göremiyordum.

Bir kayanın üzerine oturup hüngür hüngür ağladım"

Tabii ki ağlarsın; annen bunları bilse senin macera peşinde koşmana mutlaka engel olurdu. Daha önce denenmemiş Malatya dağlarına çıkıyorsun. Sarp ve kayalık dağlar, Güneş tepene vuruyor, sen gene de kendini zorluyorsun. Malatya Valiliği'nin diktiği ağaçların gölgesine erişmemize bence ömrümüz yeterli olamaz. Bana göre genç olduğuna göre senin o zamana ulaşma olanağın var. Ne ise ikimize de Allah uzun ömürler versin ki Malatyalılara Malatya'yı anlatalım.

Kardeşim her şeyin bir yolu yordamı var. Annenin her zaman hayır duasını al. Otur oturduğun yerde. Emekli maaşın sana yeter. Kündübeğ'in (Gündüzbey) kuytu bir köşesine yerleş. Ara sıra Derme Suyu'na balıklama dal, kiraz, çefdeli (şeftali), fişne (vişne), mişmiş topla; bir de bahçenin uygun bir yerine üç katlı bir villa yaptırır isen oldun Alişan Ağa. Gel Alişan Ağam git Alişan Ağam. Malatya tabiri ile gözel degil mi? Oraları ben yaşadım sen daha iyisini yaşamışsındır.

TREKKİNG NEDİR?

Doğada, bir noktadan diğer bir noktaya varmak amaçlı yapılan, genelde hafif tempolu sportif yürüyüşlerdir. Kelimedoğayürüyüşü anlamını taşımamaktadır. Çünkü bu tabir gezinti amacı ile yapılan kır gezintilerinin karşılığı olamaz. Spor amaçlı doğa gezintisine "trekking" denebilir.

Trekking, İngilizce trek kelimesi ve ing ekinden üretilmiş bir kelimedir. Tam karşılığı olmasa bile bu kelime "doğa yürüyüşü" anlamında kullanılmaktadır. Trekking her mevsimde yapılabilir; ancak hava ve ortam şartlarına, uzunluğuna ve zorluk derecesine göre gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Trekking parkurları birkaç saat sürebileceği gibi birkaç hafta hatta ay da sürebilir.

Başlangıçta doğasever insanların, doğal güzellikleri yaşamak ve doğada bulunmak amaçlı gerçekleştirdikleri kişisel veya arkadaş çevresi etkinlikleri olarak başlayan trekking, günümüzde turizm farklılığı çatısı altında giderek ekonomik boyut kazanmış ve büyümüştür. Bugün trekking, genelde şehrin stresinden kurtulmak isteyenlerin, hafta sonu günübirlik şehre yakın parkurlarda ya da yabancı ülkelerde 2-3 haftalık turlar şeklinde, profesyonel bir rehber eşliğinde gerçekleştirdikleri bir spor durumudur.

Doğa yürüyüşlerinin insanın vücut ve ruh sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri olduğu uzmanlarca kabul edilmektedir. Trekking spor amaçlı yürüyüşlerdir. Eğer dağ taş dolaşmış isen ve yorulmamış isen trekking yapmış olamazsın. Eğer piknik havası keyfi ile yürüyüş yapıyorsan bana göre bu trekking olmaz. Mutlaka terlemelisin ve ter her yerinden çıkmalı.

Trekking sporu yapabilmek için birtakım donanımlara ihtiyaç vardır. Özel giysiler gerektirir. Yoksa ayılara, kurda kuşa yem olabilirsiniz. Alişan'a bakıyorum. Bu donanımların esemesinden haber yok. Elinde düdük olmalı, yağmurluk bulunmalı, geceye kalır isen yanında küçük ışıklar olmalı, şapkan ve özellikle vibrantlı, su geçirmez ve kaymaz ayakkabın bulunmalı, yağmurluğun çantanın mütemmim cüzü olmalı, yedek çorap ve iç çamaşırı mutlaka yanında taşımalısın. Yağmur geldiği zaman her zaman bir mağara bulamazsın. Haydi mağaraya kendini attın içerde ne var ne yok ne bileceksin? Malatya'da ayı kalmadı ya; ya karşına bir ayı çıksa veya domuzlar ve yılanlar veyahut bin bir türlü mahlukat çıksa ne yapacaksın. Ancak "anneeeeeeee" diye bağırırsın. O zaman annen sana nasıl yardım edecek?

Duyduğuma göre sen elli liraya trekking ayakkabısı almışsın. Bu kadar ucuza ayakkabı olmaz. Bunda bir yanlışlık var. İyi bir yürüyüş ayakkabısının fiyatı bana göre üç yüz liradan aşağı değil. Ben de gerçi doksan liralık ayakkabı ile idare ediyorum, ayakkabımdan memnunum. Dört seneden beri idare ediyorum. Ara sıra su alıyor ama ne yapalım, çorap değiştirerek idare-i maslahat yapıyoruz. Allah bizlere yürüyüş ve tam donanımlı yürüyüş malzemeleri ve çanta nasip etsin. (Tüm hemşehrilerim amin desin)

ALİŞAN HAYIRLININ YÜRÜYÜŞ KIYAFETİ

Sayın Hayırlı; Öncelikle ve ivedilikle söylemem gerekir ise yürüyüş çantan çok faullu. Herhalde çocuklarından birinden almışsın. Tamam, aldın ne diyelim. Çantanın yan cepleri yok mu? İki litrelik suyun nerde. Yağmur yağmasa idi, keklikler ve Cebrail sana yardım etmese ve annenin duası kabul olmasa, geceyi mağarada geçirse idin halın nice olurdu. Yağmurluk da almamışsın. Vay benim garibanım.

Gel ben dağ ve yürüyüş kurallarından önemli olanları sana anlatmaya çalışayım. Spor ve kültür fakiri Malatyalılar ve yurttaşlarım da belki okur ve uygulamaya çalışır.

1.      Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu

2.      Su şişesi veya matarası. Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır.

3.      Düdük:

Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz?

Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin.
dinlen
4. Çakı
Her zaman gerekli olmaktadır. Hayatta kalma durumuna girildiğinde bir çakı ile barınak yapılabilmekte ve bir geyik bile avlanabilmektedir. Tercihiniz daima av çakısından veya bir doğa sporcusu için daha da iyisi çok maksatlı penselerden yana olsun.

5. Pusula
Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir.

6. Şapka
Yaz, kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar idealdir.

7. Ateş başlatıcı malzeme (kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu v.b.)
Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz.

8. Rüzgârlık veya yağmurluk
Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın.

9. Sırt çantası
Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır.

10. Ek gıda ve İlk yardım kiti
Dönüş yoluna kadar yemeyi en sona bırakacağınız küçük bir konserve yeterlidir.

Doğa yürüyüşçüsü ve sporcuları aktivite süresince vücut ısılarını dengede tutmalı ve korumalıdırlar. Vücudun Hipotermiye (vücudun aşırı soğuması) ve Dehidrasyona (vücudun aşırı su kaybı) uğramasına izin vermemek gereklidir. Ani değişen hava şartlarına çabuk tepki göstermek gerekir. Bu yüzden özellikle doğa sporları ile ilgilenenler giyimlerini katmanlar halinde uygulamaya dikkat etmelidir. Bu tarz giyim vücut için regülatör görevi görecektir. Önem sırası içten dışa doğrudur.

İçten dışa doğru katmanlar halinde giyinmesinin nedeni; Vücut ısısı yükseldikçe kademe kademe soyunarak yükselen ısıyı azaltmak ve terlemeyi kontrol altına almak, vücut ısısı düştükçe de kademe kademe giyinerek düşen ısıyı yükseltmek ve soğumayı kontrol altına almaktır. Sonuçta vücut ısısı dengede tutulmaya devam edilmiş olacaktır. İç çamaşırı üzerine giyilmiş kalın bir kazağı terlediğinizde çıkarmanız gerektiğinde çok çabuk üşüyeceksiniz ve tekrar giymek zorunda kalacaksınız.

Giyimde Gereken Temel Özellikler:

- Hafif olması ve az yer kaplaması
- Sıcak tutması
- Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
- Ter buharını dışarı verebilmesi
- Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
- Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
- Giyilip çıkartılmasının kolay olması
- Aşınmaya dayanıklı olması

* Pamuklu kumaş çabuk nem toplar ve kuruması uzun sürer. Üşütür. Bu yüzden doğa sporlarının dışlanmış kumaşıdır.

* Doğa sporlarında kullandığımız kumaşlar genellikle; Meraklon (polypropylene), polyamid, polar (Fleece) ve yün olmaktadır.

Baton:

batonKayakçıların ana malzemelerindendir ancak bugün daha değişik modellerde (uzatılıp kısaltılabilen teleskopik) üretilenleri artık dağcıların ve yürüyüşçülerin de sık kullandıkları destek malzemeleri olmuştur. Sırt çantalı veya sırt çantasız yürüyüşlerde, özellikle uzun mesafeli yürüyüşlerde yorgunluğu azaltan, vücudumuzun yükle olan ağırlını dengelemeye yardımcı olan ve artık gerekli olmaya başlayan bir yardımcıdır.


Tozluk:
Özellikle kar içi yürüyüşlerde botumuzun içine kar girmesini ve pantolon paçamızın ıslanmasını engelleyen bir malzemedir. Tozluk çalılık ve fazla tozlu alanlarda da işimize yarar. Botumuzla pantolon arasında kalan bilek kısmını korur, içeriye çalı çırpı ve toz girmesine mani olur. Ayak bileğini çok az aşan sığ sulardan hızla geçmek şartıyla da yine botun içine su girmesini büyük oranda önler.

Mayo - Şort:
Trekking yaparken ıslak geçişler dediğimiz dere, ufak nehir ve sığ göletlerden de geçilebilir. Buralarda (emniyetine ve derinlik durumuna göre) yüzmek istenebilir. Yanınızda götüreceğiniz mayo ve şortunuz bu eğlenceyi, serinliği zevkle yaşamanıza olanak verecektir.

Spor Ayakkabı - Sandalet:
Islak geçişlerde ıslanacak botlarınızı doğal olarak yürüyüş sonrası çıkartacaksınız ya da uzun süren yürüyüş sonrası yorulan ayaklarınızı tozlu ve nemli, içinde sıkıldığınız yürüyüş ayakkabısından kurtarmak isteyeceksiniz yanınızda getireceğiniz spor ayakkabısı zorlanan ayaklarınız için gerekli olacaktır.

Sandalet ıslak geçişi bol olan yerlerde, su içi geçişlerde botlarınızı çıkartmak zorunda kalabilirsiniz. İşte buralarda sandalet faydalı olmaktadır.

Dudak Kremi - Güneş Kremi:
Güneşin yakıcılığı yanında zararlı UV ışınlarına da maruz kalınmaktadır. Bu sıcaklığın kurutuculuğundan ve UV ışınlarının zararlı ışınlarından en az oranda etkilenmek için dudaklarımızı ve cildimizi UV koruyuculuğu yüksek kremlerle korumamız gerekir. Yürüyüşte terleyeceğimiz için vücudumuzda, özellikle yüzümüzde biriken ter damlacıkları mercek görevi görerek tutundukları yerde kahverengi cilt lekelerini oluşturabilirler. İşte UV koruma faktörü yüksek dudak ve güneş kremleri bunu en aza indirecek hatta oluşumunu önleyecektir.

Güneş Gözlüğü:
Yürüyüş güneşin altında da, karın içinde de olsa gözleriniz için yorucu olacaktır. Güneş ve kar hem gözleri alarak yorar, hem de zararlı UV ışınları yayar. Nerede olursanız olun yürüyüşlerinize güneş gözlüklerinizi mutlaka götürün. Yorulan gözler başınızı ağrıtmaya ve sizi yormaya başlayacaktır. Güneş gözlüğünüzü koruma faktörü en yüksek olanlardan seçin.

Bir de tavsiyemiz polarize etkili güneş gözlüğünü pek kullanmayın, pilotlar bulutun ilk oluşumunu tam göstermediği için, yani fazla polarize ettiği için bu gözlükleri çok fazla kullanmamaktadırlar. Bazı ufak parlamalara doğa sporlarında ihtiyacımız var. Camını kahverengi olanlarda seçerseniz renklerdeki ayırımı daha iyi görebilirsiniz. Mesela yeşilin daha canlı, daha keskin ve kahverengi cisimlerin yeşilliğin içinden daha iyi seçilmesi gibi özellikler.

Alın veya El Feneri:
Yanınızda mutlaka bir el feneri götürmeye çalışın, kamp kuracaksanız zaten mecbursunuz. Yedek pillerini de unutmayın. Alın feneri tercihimizdir. Çünkü ellerimizin boşta olması öncelikle iş görme rahatlığı ve emniyet gereğidir. Geceye kalabiliriz ve yürümeye devam etmek durumunda olduğumuz da bir elde el feneri diğer elde baton olmaz. Düşme eğiliminde iki ele de boş olarak ihtiyaç olacaktır.

selami

Alişan bu kuralları mutlaka biliyor ama; macera yaşamaya da bayılıyor. Yürüyüşçüler istedikleri yönü seçebilirler.

Yürüyenlere duyurulur.

Selami Yücel

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.


Site Bilgileri

Ziyaretçiler
299
Makaleler
1375
Web Bağlantıları
3
Makale Görünüm Sayısı
3961082

ARTIYAŞAM ETKİNLİKLER TOPLULUĞU & KIRKAYAKLAR TURİZM VE SEYAHAT ACENTESİ

Selanik 2 Caddesi No: 78/7 Kızılay, Çankaya / ANKARA
(Metropol Sineması Yanı)

0 312 417 67 06 - 417 67 09 - 0 530 602 78 82

DogaYuruyusuAnkara.com bir Artıyaşam web sayfasıdır.

Artıyaşam, TURSAB'a bağlı 6762 belge nolu A grubu seyahat acentesi olan Kırkayaklar Turizm ve Seyahat Acentasının TPE 2009/71835 sayılı tescilli bir markasıdır.

Artıyaşam Kırkayaklar Turizm Doğa Yürüyüşü Ankara