Menu

Doğa sizi çağırıyor

  • Üst Kategori: YAZILAR
  • Cumartesi, 12 Eylül 2009 23:10 tarihinde yayınlandı.
  • Gösterim: 10903

Yeşil çayırlar, mavi gökyüzü, bol oksijenli alanlar; hafif zorlayarak ve zorlanarak dağ-tepe yapılan yürüyüşler. İşte trekking. Yorularak dinlenmeye ne dersiniz? Bir hafta şehir ve iş stresinden nasıl sıyrılmalıyız? Türkçe, doğa yürüyüşü diye adlandırdığımız etkinlik, insanların kendi başlarına kırlara gidip yürümelerini aşan bir anlam kazanıyor. Bu etkinliği profesyonelce yapan tur şirketleri var. Ya da artık yaşamlarının parçası haline getirdikleri doğa yürüyüşünün etrafında toplanmış, (profesyonellere taş çıkartacak kadar işin erbabı) amatör gruplar var.

Doğa yürüyüşü, içinde yürüme hevesi olan herkesin, her yaş grubunun yapabileceği bir etkinlik. Her yaş grubuna göre çeşidi zorluk derecelerinde turlar mevcut. Kısa ya da uzun yürüneni, sert yamaçlara tırmanılanından, orman içi yollarda devam edeni. Yeter ki isteyin. Doğanın çağrısına kulak verin. Dağların yamaçlarından gürül gürül akan derelerin eşliğinde yürüyüş yapıp, ormanların huzur veren sessizliğinde uyuyacaksınız. Yatılı gittiyseniz; kurduğunuz çadırda bazen yağmu-run,bazen de rüzgârın sesini duyacaksınız. Yeri geldiğinde 3000 metrelerde buzul gölünde, bazen de küçük bir şelalede serinleyecek, dünyanın en temiz nehirlerinde yüzeceksiniz. Dahası aynı dereden eğilip su içebileceksiniz. Akşam serinliğinde yakacağınız kamp ateşi etrafında yeni dosduk-lara yelken açacaksınız. Sohbet, hep bir ağızdan söylenen şarkılar birbirinizi rehabilite edecektir. Hele gökyüzü berraksa, bu kadar çok yıldız olduğuna ve harekederine şaşacaksınız. Çocuklukta öğrendiğimiz yıldızları ve samanyolunu tekrar görüp heyecanlanacaksınız.

Doğayı insanlar kirletiyor ve yok olmasına yol açıyor.Kalanı kurtarmak ve kirlenmeye engel olmak da yine biz insanların görevi. Türkiye`de özel izinle girilebilen oldukça az sayıda doğal alan var. Geriye kalan ormanlara, derelere, dağlara, su kaynaklarına isteyen elini kolunu sallayarak girebiliyor. Hatta bu girilen yerlerden izinsiz bitki ve hayvan örnekleri alıp, yurtdışına kaçırılabiliyor. İşte biz hem spor yapıp, yorularak, dinlenirken; öte yandan da ilişki kurduğumuz yöre insanlarının bu konuya dikkaderini çekebiliriz. Bunun somut örneklerini Kaçkar`larda görmekteyiz. Çok önceleri endemik bitkiler yurtdışına çıkarılabilirken; şu anda yöre halkı çok duyarlıdır. Gittiğimiz yerlerde ayak izinden başka bir şey bırakmamalıyız. Bir de organik çöpleri doğada bırakabiliriz. Kağıt, teneke, naylon gibi artıkları yanımızda getirdiğimiz çöp poşetleriyle şehir merkezine geri getirmeliyiz. Peki doğadan ne alabiliriz. Burada göreceğiniz harikulade çiçeklerin hiçbirisi, şehirde balkonda veya bahçede yaşayamaz. Onların sadece fotoğraflarını götürebilirsiniz. Bir de mevsimine göre böğürden, alıç, muşmula, kızılcık, kuşburnu, yabani elma, armut, ısırgan otu, ebegümeci, ekşi kulak vb toplayıp afiyetie yiyebilirsiniz.

Böyle bir etkinliğe katılmak için neye gereksinimimiz olacak? Gruptaki kişi sayısının 15 olması idealdir. Ancak tecrübeli sayısı çoksa ve rehber sayısı da yeterli ise sayı 20-30`a kadar çıkabilir. Rahat taşıyabileceğiniz bir sırt çantamız olmalıdır. İçerisinde; yağmurluk, polar, penyeler, güneş gözlüğü, çakı, düdük, el lambası, su matarası, birkaç boş poşet, köylerden geçerken çocukları sevindirecek küçük hediyeler (misket, toka, kalem, kitaplar). Bu malzemeler günübirlik yürüyüş için; akşam kalınacaksa daha büyük bir sırt çantası ve yukarıdakilere ilaveten çadır, mat ve uyku tulumu gerekecek. Basit bazı ilk yardım ilaçlarını ve sürekli kullanılan ilaç varsa onları unutmamak gerekli. Kış ya da sonbahar yürüyüşüne gidiyorsa-nız; yedek çorap, ayakkabı, pantolon ve iç çamaşırı şart. Yürüyüş mevkiine varılmadan önceki son yerleşim merkezinde alışveriş molası verilir. Küçük de olsa yöre halkına bir katla verilmek istenir. Yürüyüşe başlandığında toza, çamura bulaşmaktan korkmayın. Buraya şehirde yapamadıklarınızı yapmak için geldiğinizi unutmayın. Parfüm, deodorant kullanılmamalıdır. Böcek ve arıları çekebilir. Pek çok yerde içilebilir su vardır. Kaynak ya da kar suyu, lezzedidir. Ancak steril yaşayanlara özellikle dere suyunu önermeyiz. Bazılarının bağırsaklarını bozabilir. Grup olarak yapılan doğa yürüyüşlerinde amaç yarışmak değil, ortak hareket etmek olmalıdır. Kendi temponuzu esas alarak, gereksiz yere kendinizi zorlamamalısınız.

Koyun sürüsü görürseniz; mutlaka sürüyü koruyan bir kaç köpek de vardır. Dikkatli olunmalı ancak paniklenmemelidir. Kalabalık gruplara pek yaklaşmazlar, uzaktan havlamalarına aldırmadan yürüyebilirsiniz. Çevreyi korumaya özen gösterilmelidir. Sadece organik çöpler (et, kemik, ekmek, meyve ve sebze artıkları) doğada bırakılabilir. Sonuç olarak; böyle bir yürüyüşe başlarken, geride kalan her şey unutulmah; doğanın sunduğu nimederden yararlanılmalıdır.

 

Dr. SADREDDIN APAYDIN
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

2007-10-06 Birgün http://www.birgun.net

Site Bilgileri

Ziyaretçiler
299
Makaleler
1375
Web Bağlantıları
3
Makale Görünüm Sayısı
3580279

ARTIYAŞAM ETKİNLİKLER TOPLULUĞU & KIRKAYAKLAR TURİZM VE SEYAHAT ACENTESİ

Selanik 2 Caddesi No: 78/7 Kızılay, Çankaya / ANKARA
(Metropol Sineması Yanı)

0 312 417 67 06 - 417 67 09 - 0 530 602 78 82

DogaYuruyusuAnkara.com bir Artıyaşam web sayfasıdır.

Artıyaşam, TURSAB'a bağlı 6762 belge nolu A grubu seyahat acentesi olan Kırkayaklar Turizm ve Seyahat Acentasının TPE 2009/71835 sayılı tescilli bir markasıdır.

Artıyaşam Kırkayaklar Turizm Doğa Yürüyüşü Ankara