Menu

Dünya Gözüyle : Melih Eriş : Dünyanın Çatısı Nepal

  • Üst Kategori: YAZILAR
  • Pazar, 13 Eylül 2009 23:36 tarihinde yayınlandı.
  • Gösterim: 16263
Dünya Gözüyle : Melih Eriş : Dünyanın Çatısı Nepal

Dünyanın çatısı Nepal. Dünyaya kuşbakışı bakan bir ülke. Budhhaların, Brahmanların ülkesi...

 

Nepal tam bir cennet. Burada yaşayanların yüzünde gülümseme hiç eksik olmuyor, çünkü ölümsüzlüğe inanıyorlar. Bugün yaptıklarından yarın sorumlu olacaklarını bilerek yaşıyorlar.

 

”Ne ekersek onu biçeriz“ deyişine çok sahip çıkmışlar. Yani kısacası buradaki insanların yaşamı KARMA felsefesi üzerine kurulmuş. Kim gelirse gelsin ülkelerine herkese aynı davranış içinde bulunuyorlar. İnsanlar mutlular, çok fazla açlık ve sefalet görülmüyor. Her birey yaşamına razı olarak yaşıyor. 

Nepal dünyanın çatısı olarak bilinir, burada yüzlerce insanın Himalaya'ların zirvesine ulaşmak için hayatından olduğu Everest zirvesi bulunmaktadır. Tam tamına 8850mt. Bundan sonra Kangchenjunga (8598m) ve Makalu (8463m) sırasıyla ve birçok bu yükseklikte zirveler birbirini takip etmekte.

Nepal krallıkla yönetilen bir ülke olup halkın %90`ı Hindu, %9`u Budist ve diğer olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Nepal'de de Hindistan da olduğu gibi yabancıları Hindu tapınaklarına almıyorlar.

Nepal halkı şu an ki yönetiminden pek memnun olmadığı için geçtiğimiz yıllarda başlayan ve bu yıl mayıs ayında son bulan bazı ayaklanmalar yaşamıştır. Bu tip iç gerginlikler turistlerin bu ülkeye gelmesini engellemiyor. Nepalliler bu konuda çok temkinli davranmışlar ve "bu bizim iç meselemiz" deyip yabancılara zarar gelmemesi için uğraşmışlar.

2001 yılında Kraliyet ailesi fertleri, kral, kraliçe, prens, prenses diğer oğul tarafından katledilmiş ve öldüren oğulda sonrasında intihar etmiştir. Halk günlerce sokaklara dökülüp kralların öldüğüne inanmamış ve beklemişler, Ta ki Kraliyet sülalesinden olmayan birinin başa geçmesine adar sonra da huzursuzluklar başlamış. Şimdiler de ise sokaklar oldukça sakin ve huzurlu…

Nepal doğal cennet deniz seviyesinden oldukça yüksek olan bu ülke yemyeşil ve ormanlarla kaplı. Bu ormanların hepside yaban hayatı barındırmakta olup mili park kapsamına alınmışlar. Bir çok hayvan türünü görebilme sansına sahipsiniz. Filler, gergedanlar, timsahlar, buffololar, kaplanlar, yaklar ve tabi ki maymunlar. Diğer doğal yaşamın içine karışmış hayvanları saymıyorum. Bu parkların hepsi koruma altına alınmış ve özel tur programları ile gezilebilmek mümkün olmaktadır.

Nepal' e geldiğinizde sıkılmanız mümkün olmamaktadır. Çok renkli ve eğlenceli bir ülke. Her zevke hizmet verebiliyor. İster tapınakları gezin, ister yürüyüş yapın yada rafting, kano, kayaking, kaya tırmanışı, bungy-jump, orman safari, bisiklet, paraglaiding, Everest uçuşu, ultra light aircraft, kamplı Himalaya yürüyüşleri, göllerde bot gezileri vs.

Nepal'in Türkiye'de sadece fahri konsolosluğu var. Burada vakit kaybetmek istemiyorsanız. Vizenizi hava alanında 30$ karşılığında alabiliyorsunuz. Nepal'in turist mevsimi, muson yağmurlarının Eylül sonunda bitmesiyle Ekim-Kasım aylarında başlıyor. Özellikle Kasım, dağlardaki görüş açıklığının yüksek olması nedeniyle en popüler zaman. Aralık`tan Şubat sonuna kadar yüksek irtifalarda hava çok soğuk. Mart`la birlikte turistler yine Nepal' e akın etmeye başlıyor...

Saat olarak Türkiye’den 3 saat 40 dakika (Greenwich saatinden 5 saat 40 dakika) ilerdeler.

 

Her yerde pazarlık yapılması gerekmektedir. Çok nadir bazı yerler %10 yapıyor. Bu konuda ben çok ısrarcı olunmaması taraftarıyım. Gelir düzeyleri oldukça düşük ve en önemli para kaynakları turistler. Bizim için bazı şeyler sadece 1-2 dolar ama bu parayla haftalarca geçiniyorlar veya öğrenciler okuyor. Zaten çok ucuz bir ülke Nepal.

 

Tüm Nepalliler, kadın erkek çocuk herkes boğazlarını korkunç seslerle temizleyip tükürüyorlar, her yere otobüsün içine, evden sokağa... Çok ısrarcılar devamlı turistlere bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Yolda yürümek bile işkence haline gelebiliyor. Vakit kaybetmek ve amacınızdan sapmak oldukça kolay; 1$ 70 rupee.


Türkiye’ye telefonun dakikası 200 rupee(3$). Su yerleşim yerlerinde 15-20 rupee ama dağ yürüyüşlerinde 35-40 rupee arası değişiyor. Taşıması zor olduğu için geri toplanmıyor ve doğayı kirletiyor.

 

 

Hava sıcaklığı kasım ayında gündüzleri 25-30 derece, akşamları 10-15 derece civarında oluyor. Tuvalet kâğıdı, ıslak mendil en çok lazım şeyler, Turistik rotalarda tuvalet kâğıdı satın alınabilir.

 

Dağda da şehirde de bir insan en çok 100-120 rupeeye doyuyor. 30-40 rupee bir çorba, 60-70 rupee pilav/makarna. Şehirde şık bir lokanta 200 rupee civarı tutarken, turistik olmayan dağ bölgelerinde fiyatlar yarıya düşebiliyor. Her yer çay dolu, ama içine hemen süt koyuyorlar, önceden "black tea" olarak belirtmeniz gerek, şekersiz içiyorsanız pek şansınız yok çünkü genelde şeker çayın içinde karışık oluyor. Nepal ve Newari (Kathmandu Vadi'sinin yerlileri) yemeklerini denemek istiyorsanız Bhanchha Ghar (Kamaladi), Naachghar (Yak &Yeti otelinin içinde), Thamel House pahalı seçenekler. Las Kus (Kathmandu Guest House'ın içinde), adı pek iştah açıcı olmasa da daha uygun fiyatlara Newari spesiyalitelerini tadabileceğiniz bir yer. Vejeteryansanız hiç sorun yok ağzına layık bir çok tadı deneme şansına sahipsiniz. Yemeklerde bolca baharat karışımı kullanıyorlar.

Dağlarda yürüyüş, Nepalliler'in milli yemeği daal-bhaat (mercimekli pilav), momo (puf böreğinin Tibetlisi) ve Tibet ekmeği yanında, yüksekliğin yarattığı sıkıntılara bire bir olduklarına inanmak zorunda bırakıldığınız sarımsak çorbası ve zencefil çayıyla geçtiği için, dönüşte Katmandu veya Pokhara' da ne yerseniz yiyin ziyafet tadında oluyor. Özellikle Katmandu' da medeniyetten uzakta geçirdiğiniz yürüyüş günleri sonrasında ironik bir şekilde Meksika' dan Japon mutfağına kadar ne ararsanız bulabiliyorsunuz. Nepal ve Newari mutfaklarını kısaca keşfettikten sonra kendinizi Helena's 'da pizza yerken bulursanız şaşırmayın. Bir diğer Nepal klasiği ise kahvaltı için Hippilerden kalma eski Alman fırınlarına gitmek.

Nepal etnik alışveriş için bir derya. Katmandu sokakları beyin sulandırmaya yönelik renk cümbüşü mallar satan dükkanlarla dolu. Thamel'deki New Road'da çok uygun fiyatlara elektronik eşya bulabilirsiniz. Tibet Pazarı, göçebe Tibetlilerin getirdiği süslü çok hoş örtüler, kumaşlar, dua bayrakları ve tütsülerle dolu. Katmandu'nun envai çeşit garip görünüşlü müzik aleti alabileceğiniz dükkânları ve Singing Bowl gibi (Om sesi çıkaran metal çanaklar) etnik aksesuarlar bulabileceğiniz dükkânlarını keşfetmek için dar sokaklarda bilinçli olarak kaybolmanız gerekiyor.

Trekking yapmaya hazırlanan turistlere her türlü amatör yürüyüş ve dağcılık malzemesi sunan dükkânlar çoğunlukta. Ancak size eksi 20 dereceye dayanıklı diye satılan uyku tulumu içinde daha eksi beş derecede donmaya başlayınca, bu malların neden ucuz olduğunu anlıyorsunuz. Bunların yanında Katmandu'da çok hoş kitapçılar, müzik dükkanları var ve yine çoğu Thamel civarında.

Bhaktapuru tarihi şehri, özellikle tahta oymacılığıyla ünlü. Bunun yanında sıkıştırılmış kâğıttan maskeler, Nepal kuklaları ve yerel seramik çeşitlerini; çoğunun üretildiği yer olan Bhaktapuru'daki atölyelerden almakta fayda var. Patan ise bronz heykeller ve diğer metal süs eşyalarının çeşitlerini bulabileceğiniz küçük şehir. Nepal, ahşap el işlemeleri ve ahşap oyma sanatında son derece gelişmiştir. Biblolar ve küçük süslerin yanı sıra ev kapılar, çıkma balkonlar, pencere pervazları ve pencere kafeslerindeki ahşap oymalar inanılmaz güzelliktedir. Açık yiyeceklerden ve açık içeceklerden almayın, yüzünüzü gerip asık suratlı olmayın. Nepallilerin başına dokunmayın, dağcılık malzemeleri alırken bunların ünlü markaların taklitleri olduğunu unutmayın.

 

Hadi buyurun hep beraber cennet ülke Nepal’i gezelim…

 

 

Yolumuz uzun. İzmir-İstanbul-Bahreyn-Katmandu. Tam 24 sürüyor aktarmalarla ve saat farkıyla. Sabah 10.00 da Nepal’in başkenti Katmandu’dayız. Samir karşılıyor bizi. Orada yerel rehberlik yapıyor. Gezgin olmamızdan dolayı bir şekilde tanıştık ve şimdi bize öncülük edecek Nepal’de.

 

Programımızı daha önceden ona göndermiştim ve neler istediğimizi belirtmiştim. Samir’de buna göre bir program oluşturdu.

 

 

Nepal'de 7 gün geçirecektik. Burası için kısa bir süre, aylar yetmez Nepal'i gezmeye fakat çalışan arkadaşlarımızın izin problemlerinden dolayı tur günü sınırlıydı.

 

 

Program; Katmandu’da gezilecek yerler, Everest uçak turu, Bhaktapura, Patan, Bhadagon, Chitwan milli parkı, Pokhara, Sarangot.

 

 

Katmandu hava alanında Samir’in ayarladığı Van tipi araca yarleştikten sonra otelimize doğru yol alıyoruz. Otelimiz turistlerin de yoğun olduğu bölge olan Thamel'de. Yerleşiyoruz. Etraf çok kalabalık, trafik, insanlar ama hoşumuza gidiyor. Çok sakinler. Thamel şehrin merkezi olmasına rağmen her şey küçücük. Caddeler cadde değil, sokak bile denemez. Arabalar küçücük, zaten çoğunlukla yaya veya motorize rikşalar var. Bildiğimiz “şehir” anlayışının oldukça dışında, ama öyle süslü renkli ve hareketli ki insanı gönülden kendisine bağlıyan bir şehir. Alınacak ise çok değişik şeyler var, Tütsüler, kitaplar, kokulu mumlar, kaset, değerli taşlar, pirinçten yapılma kâğıt ürünleri (takvimden tutun deftere, mektup kâğıdına kadar – kâğıdın yüceltildiği güzellikte ürünler), Tibet işi deniz kabuklu ve taşlı takılar-süsler, kilim/yastık kılıfları, muhteşem ipek kumaşlar. Her yer rengârenk ve çok güzel.

 

 

1960’larda karayoluyla Nepal’e akın eden hippilerin kaldığı ve adını onlardan alan nostaljik sokak, Durbar meydanının güneyinde. Turistler arasında eski popülaritesini kaybetmiş olmasına rağmen, hâlâ birçok ucuz otelin bulunduğu ve sırt çantalı turistlerin tercih ettiği bir yer. Thamel ise Katmandu’da artan talebe cevap vermek için hızla gelişen, tamamı turistik dükkânlarla, lokantalarla, otellerle dolu sokakların olduğu merkez.

 

Bugünkü ilk durağımız Hindu tapınağı ve ölü yakma törenlerinin yapıldığı yer olan Pashupathinath. Hindu tapınağı olduğu için sadece uzaktan bakarak seyrediyoruz bu güzellikleri. Bu tapınağa giriş ücreti 250 rupee.

 

 

Nepal’in en önemli Hindu tapınağı. Hindistan’ın Ganj Nehri gibi kutsal olduğuna inanılan Bagmati Nehri’nin kıyısında yer alıyor. Buraya Hindu olmayan giremiyor ancak ölülerin yakıldığı kutsal basamakları görebiliyorsunuz. Şubat-mart aylarında gerçekleştirilen ve yüzlerce Sadhu’nun katıldığı Shiva’nın doğum günü (Shivati), en önemli festivali.

 

 

Bu tapınağın bir diğer özeliği de Şiva’nın en barışcı en dingin en sessiz hali olan Pashupathi ye adanmış bir tapınaktır. Aynı zamanda hayvanların tanrısı olarak kabul edilir ve bu nedenle bu tapınakta hayvan kurban edilmiyor.


 

Buradan rotamızı Budistlerin ünlü bir tapınağı olan Swayambunath’ a çeviriyoruz. Tam tamına saydım. 335 basamak tırmanmak zorundasınız bu güzelliği görmek için. Budistler ayinlerini yapıyorlar tapınakta, her yerden OM MANİ PADME HUM mantraları yükseliyor. İçinizi bir çoşku ve huzur kaplıyor.

 

 

Thamel’in iki kilometre batısında bulunan Katmandu vadisinin en önemli Budist tapınağı. Havanın açık olduğu günlerde vadiye enfes panoramik bakış imkanı sağlıyor. Tibetli Budist rahipler dev dua tekerleklerini döndürüyor ve tapınağı tavaf ediyorlar. Nepal’le özdeşleşmiş, vadiye bakan Buda gözleri, bu tapınağın üzerinde.


 

335 basamak çıkmak için kondisyonunuz yerinde olsun. İ.Ö den 460 yılında kral Mahedava tarafından inşa edilmiş bu tapınak. Katmandu vadisi bir zamanlar gölmüş bu tapınağın üzerinde bulunduğu yerde adaymış. Göl kuruyunca şimdiki halini almış. Tapınağın altındaki geniş kubbe yaratılışın 4 temel unsurunu temsil ediyor; toprak, hava, su, ateş. Kubbenin kenarlarında, üzerinde “Om mani padme hum” (sevecenlik mantrası) yazan dua tekerlekleri var ve ibadetlerini yapanlar bu mantrayı söyleyerek dua tekerleklerini çeviriyorlar. Kubbenin üzerindeki kaide de Budha’nın her tarafı gören gözleri var. Gözlerin ortasındaki üçüncü göz ise herkesin iç dünyasını gözetlemek içinmiş. Budha’nın burun yerindeki Newarice “bir” anlamında ifade ediliyor. Halka halka küçülerek yükselen kubbenin üzerindeki on üç adet halka Nirvanaya ulaşmanın mertebelerini ifade ediyor. En üstteki şemsiye ise Nirvanaya ulaşmanın göstergesi.

 

 

Bodnath Stuba, Nepalli Budistlerin en önemli tapınakları. Buda'nın kemiklerinin burada olduğuna inanıyorlar. Buranın etrafında birçok Tibet malları satan dükkanlar var. Giriş 100 rupee.

 

Ertesi gün ilk olarak Everest zirve turu. Havaalanından kalkan 10 kişilik uçaklarla Katmandu'dan Himalaya'ların zirvesi Everest'e doğru uçuyoruz. Bir çok dağcının hayatı pahasına çıktığı bu zirveyi biz kuşbakışı olarak anılara yazdıktan sonra geri dönüyoruz. Bu yolculuk yaklaşık 1.5 saat kadar sürüyor. Havaalanında da zamanında kalkmama riskleri var.

Yolumuzu Bhaktapura (gizli yada hayalet şehir) doğru çeviriyoruz... Saatlerce gezmekle doyamayacağınız bir mekan. Eski evlerin bir çoğu şimdilerde restaurantlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar haline dönüşmüşler. Öğle yemeği molasını burada veriyoruz. Zengin mutfak çeşitleriyle karnımızı doyurduktan sonra, şehrin gizemine kendimizi bırakıyoruz. Giriş 10$


Bir sonraki durak PATAN…

 

Bu eski şehirler artık Katmandu’nun sınırları içinde kalmış.

 

 

Katmandu’dan Bagmati Nehri’yle ayrılan vadinin ikinci büyük kenti. Diğer adı Lalitpur, ‘Güzellikler Şehri’ anlamına geliyor. Zanaatkârlar şehri olarak da biliniyor. En iyi metal işçiliği bu şehirde. Durbar meydanı Katmandu’daki gibi kraliyet sarayını barındırıyor ve üç katlı pagoda şeklindeki Altın Tapınak burada.

 

 

Bunun dışında Degu-Telaju,Mahadau, Parmati, Krishna, Ganejh, Vişnu tapınakları da görülecek yerler arasında. Patan’a giriş ücreti 200 ruppe(3$). Bu gece gene Katmandu’ da konaklıyoruz. Nepali gecesi denilen Nepal halk müziklerinin ve yemeklerinin sunulduğu bir mekana gidiyoruz. Turistlerin yoğun olduğu mekanda sazı elimize alıp nasıl dans edildiğini onlara gösteriyoruz. Hoş bir geceydi.

 

 

Sabah erkenden Katmandu’dan Chitwan milli parkına yaklaşık dört saatlik yolculukla ulaşıyoruz.


 

Katmandu-Chitwan arası 200 km lik bir mesafe. Araç kiralamanın ödülünü müthiş manzaralar arasından geçerek alıyoruz. Tarım, Nepal’in başlıca gelir kaynağı. Terrai ovası ülke üretiminin çoğunu karşılarken, dağlık bölgeler de pek geri kalmıyor. Terrai ovasında verim çok daha iyi. Ne yazık ki, bu verimli topraklar onu işleyenlere ait değil. Çok az sayıda çiftçi kendi topraklarını ekip biçebiliyor. Nepal’de toprakların sahipleri ‘zemindar’ denilen ağalar. Çalışan köylülerse kiracı. Ürünün ancak %30’unu alabiliyorlar.

 

Tarlaların arasından geçen yolumuzun belirli bir bölümünden sonra bize Trisuli nehri eşlik ediyor. Yolda ilerlerken ipten yapılma asma köprüler ve rafting yapanları görüyoruz.


Öğleden sonra Chitwan milli parkına giriyoruz.Çok güzel bir doğa karşılıyor bizi. Otelimiz (Otel River side) orman içinde ve Trisuli nehri kenarında. Herkes büyülenmiş durumda filler karşılıyor bizleri ve hoş geldin seremonisi yapıyorlar. O günü nehrin kenarında yerleşerek gün batımını yapıyoruz. Renkler adeta dans ediyor. Harika...

Akşam yerel danslar eşliğinde yemeklerimizi yiyiyoruz. Yemek sonrası ateş yakıp nehrin kenarında sohbetimize devam ediyoruz.

 

 

Chiwan’da ki sabah programımız oldukça yoğun. Kanolara binip ilk yolculuğumuza başlıyoruz.


 

Sabah erken saatlerde hava puslu, sislerin arasından yaklaşık bir saatlik yolculuk yapıyoruz. Evet şanslı bir andayız. Kıyıda oldukça büyük olan ve dinlenen timsahlar görüyoruz. Sessizlik içinde yanlarından geçip gidiyoruz. Kanomuz sahile yanaşıyor. Burada inip, ormanın derinliklerine doğru dalıyoruz. Başımızda yerel bir rehber var. (İndiana Jones filimlerin dekini anımsatan cinsten) Bir saatlik orman yürüyüşünden sonra fil yetiştirme merkezine geliyoruz.


Burada filleri besledikten ve sevgilerini aldıktan sonra fil fosilleri müzesini geziyoruz. Tekrar orman yollarına dalıp karşımıza çıkan ufak nehri bizi bekleyen kanoyla karşı kıyıya geçiyoruz ve oradan da ciplere binip orman içi safariden sonra bizi ormanın derinliklerine götürmek için bekleyen fillerin üzerindeyiz. Chitwan milli parkı için de fil üzerinde iki saatlik bir tur esnasında gergedenlar, maymunlar, timsahlar, çeşitli kuş türlerini görme şansını yakalıyoruz. Fakat kaplanlara rastlayamıyoruz, sadece ayak izleri ile yetiniyoruz.

 

 

Fil üstünde otelimize kadar geliyoruz, Öğlen yemeği ve buz gibi Everest biraları yudumladıktan sonra yola çıkma zamanı geldi bile.


Şimdi yolculuğumuz Pokhara’ya doğru…

 

 

Chitwan-Pokhara arası 150 km ve yaklaşık 3 saatlik yolculuk. Yemyeşil yol manzaralarıyla büyük bir gölün kenarında yerleşilmiş olan Pokhara ya varıyoruz. Buranın rakımı 1550m Fawe Lake (göl) büyük bir krater gölü. Himalayaların yüksek tepeleri akşam saatlerinde yansımasını gölün üzerine bırakıyor. Evet Pokhara’da ilk defa bu kadar yakınız Himalayalar dağ serisine. Bütün zirveler karlarla kaplı. Akşam yemeği öncesinde Devi’s Şelalesine gidiyoruz. Görülmesi gereken bir mekan. Giriş 20 rupee... Gölün kenarında güzel ve yerel müziklerin olduğu bir restauranta soluğu aldıktan sonra Nepali danslı müzikleri eşliğinde karınlarımız doyuyor... Herkes memnun, hava çok sakin, gölün kenarında oturuyor ve derinliklere doğru dalıyorum.


 

Bu gece erken yatıyoruz. Sabah yürüyüş programımız var. Sabah 5.30'da kalkıp otelin terasında meditasyon yaparken birden kalkıp gölün kenarına doğru henüz gün ışıkları yeni etrafı aydınlatmaya başlamışken ara sokaklara dalıyorum. Gölün kenarına indiğim de Himalayaların yansıması belirmiş durgun Fawe lake sularının üzerine. Gölün kenarında duran bir adam yaklaşıp bot ister misin diye soruyor. Bir an içimden hayır demek geliyor ama tamam diyorum. Küreği veriyor ve sabahın sessizliğinde göle doğru uzanıyorum. Kürek çektikçe gölün ortasında bulunan adacıktan ayin sesleri yükseliyor. Yaklaşıyorum. Bir Hindu tapınağı ve Hindular sabah ayinlerini yapıyorlar. O dakika içimden bir ses yükseliyor ve burası benim evim diyorum. Sarangot’a doğru yürümeye başlıyoruz. Pokhara ile Himalayaların arasında dağ perdesi. Bu zirveye tırmanmak için dik patikalar ve basamakları aşmak zorundasınız. Yol üzerinde bir çok köy evlerinden geçiyoruz. Samir bizi ailesinin evine davet ediyor ve annesinin elinden Nepali çaylar yudumlanıyor. Kısa molalar vererek dört saatte tırmanıyoruz zirveye. Evet burada perde kalkıyor ve zirveler bir bir gözler önüne seriliyor. Büyülü bir ortam. Yerleşmiş olduğumuz pansiyonun terasından güneşin yaratmış olduğu çeşitli renk oyunlarıyla o günün bitişini seyrediyoruz.

 

 

Sarangot’ta o gece hava biraz serinliyor 6 dereceye kadar düşüyor.Erken yatıyoruz. Sabah gün doğumu için erken kalkacağız biraz daha tırmanıp zirveden karşımızda duran Machhapuchhre (6993m), Dhawalagırı (8167m), Annapurna serisi gün ilk ışıkları ile beliriveriyor. Giriş 25 ruppe.

 

 

Sabah kahvaltısı için geri dönüş başlıyor. Kahvaltı yaparken gruba sürpriz yapıyorum. Pokhara'ya dönüş yolculuğumuzu Paragliding (uçarak) ile yapacağımızı söylediğimde bir sevinç yumağı oluşuyor. Göremediklerimizi görme şansı yakalamıştık. Paragliding hocaları ile birer birer boşluğa bırakıyoruz kendimizi.

 

 

Pokhara’dayız. Eşyalarımızı toparladıktan sonra hava alanına doğru yol alıyoruz. Bugün Pokhara-Katmandu arasını uçarak alacağız. 30 kişilik ufak uçaklarla yapıyoruz yolculuğumuzu. Bu gece son konaklamamız Katmandu'da.


Katmandu’ya vardığımızda otele yerleştikten sonra herkes serbest artık. Thamel sokaklarına dağılıyor grub. Alışveriş çılgınlığı başlıyor. Kimi karnını doyururken, kimileri Nepali müzüği eşliğinde geçiriyor son gecesini.

 

 

Son günümüz akşam uçağımız saat 21.00'de. Bu gün bir organizasyon yok. Herkes serbest. Ben sabah 6'da kalkıp Samir’le buluşup Katmandu sokaklarını arşınlıyoruz. Sabahın erken saatlerinde insanların ayinleri için gittiği Swayambunath tapınağına tırmanıyoruz. Güzel manzaralar var etrafımızda. Her yerden müzik sesleri ve Om Mani Padme Hum mantraları yükseliyor. Samir’de ayinini yaptıktan sonra ayrılyoruz. Evine götürüyor beni (yanımda gruptan iki kişi daha var). Eşiyle ve çocuğuyla tanıştırıyor bizleri. Nepali çayları yudumladıktan sonra ayrılıyoruz.

 

 

Katmandu’nun yerel dokusunu tattıktan sonra akşam için dönüş hazırlıklarına başlıyoruz. Katmandu hava alanında çıkış vergisi alıyorlar. 1700 rupee yada 25$ bilginiz olsun.


Uzun bir yolculuk olacak. Katmandu- Bahreyn- İstanbul- İzmir. O gece Bahreyn' de Gulfair in misafiri olarak konaklama yapıyoruz. Her şey organize edilmiş hiçbir aksilik yok. Sabah kalktığımızda az da olsa Bahreyn sokaklarında dolaştıktan sonra hava alanına doğru yol alıyoruz. Giriş işlemlerinden sonra. Saat 10.00 kalkacak İstanbul uçağına biniyoruz. Biraz rötarlı kalkıştan sonra saat 14.30 İstanbul'dayız.

 

Bence Nepal’e gitmek istiyorsanız Nepal’e gitmelisiniz. Yani; Araya Hindistan’ı Tibet’i falan katmamalısınız. Yoksa kartpostal gibi Katmandu’yu görür dönersiniz. Şayet zamanınız darsa…

 

 

Bir gezimizin sonuna daha geldik.Bir sonrakin de buluşmak üzere. Hepiniz sevgiyle kalın.

 

 

Melih ERİŞ

 

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.fotogezgin.com

 

 

Tanrıça Kumari

Bu ülkede inançlara hiç dokunulmuyor.Bir inanca göre yaşayan Tanrıça yaratmışlar. Kraldan sonra gelen en önemli kişi, tanrıça Kumari. Hem de küçük bir kız çocuğu. Kumari Tanrıça Taleju’nun enkarnasyonu olduğuna inanıyorlar. İri gözlü ve güzel kız çocuklarını bu “Kumari” olabilir diye topluyorlar. Bir de sınav yaparak, bu sınavı geçenleri maabedlere kapatıyorlar. Küçük kızın tanrıçalığı adet gününe kadar sürüyor. Adet geçirdiği gün birdenbire tanrıçalık sıfatı sona eriyor. Çocukluğundan beri sokak yüzü görmemiş genç kız birdenbire kendini hiç kimse olarak sokaklarda buluyor. Enteresan olanı da onunla evlenecek olan erkeklerin boğularak öleceğine inanıldığı için kimseyle de evlenemiyor. 

Site Bilgileri

Ziyaretçiler
299
Makaleler
1375
Web Bağlantıları
3
Makale Görünüm Sayısı
3961066

ARTIYAŞAM ETKİNLİKLER TOPLULUĞU & KIRKAYAKLAR TURİZM VE SEYAHAT ACENTESİ

Selanik 2 Caddesi No: 78/7 Kızılay, Çankaya / ANKARA
(Metropol Sineması Yanı)

0 312 417 67 06 - 417 67 09 - 0 530 602 78 82

DogaYuruyusuAnkara.com bir Artıyaşam web sayfasıdır.

Artıyaşam, TURSAB'a bağlı 6762 belge nolu A grubu seyahat acentesi olan Kırkayaklar Turizm ve Seyahat Acentasının TPE 2009/71835 sayılı tescilli bir markasıdır.

Artıyaşam Kırkayaklar Turizm Doğa Yürüyüşü Ankara